Mutluluk kadınlara 38’inde erkeklere 40’ında geliyor

The-Search-For-Happiness-2-C

İngiliz sigorta şirketi Beagle Street, kadınların 38’inci, erkeklerin ise 40’ıncı yaşlarının en mutlu hissettikleri dönem olduğunu açıkladı. Şu an 70 yaşlarında olan bin kişi arasında yapılan ankete göre, sevgi ilişkilerinin para ve maddiyattan çok daha önemli olduğunu o yaşlarda anlaşıldığının ve insanların kendilerini iyi arkadaşlarının yanında ve sağlıklı hissettikleri zamanın mutluluk için yeterli olduğunu kavradıkları ortaya çıktı. Ankette “En büyük pişmanlığınız” sorusuna, çoğunlukla “Yanlış kariyer seçimi” ve “Hayallerin peşinden gitmeme” cevaplarını veren katılımcılar, “En büyük mutluluğunuz” sorusuna ise “Hayallerimin kadını/erkeğiyle tanıştığım gün”, “Emekliye ayrıldığım zaman”, “Yeni evime taşındığımda”, “Çocuğumun ilk adımlarını görmek” cevaplarını verdi. Online olarak doldurulan ankette, yeni nesillere kendi pişmanlıkları doğrultusunda verilen nasihatler arasında başı çekenler ise şöyle sıralandı…

-Katılımcıların onda 1’i, okulda daha çalışkan olmadığı için pişmanlık duyuyor.
-Yüzde 7’si ise “Yurtdışı tatillerini daha fazla yapabilmek, dünyayı daha çok keşfedebilmek isterdim” diyor.
-Evlilik kararını çabuk aldıklarını ya da birbirinden çabuk vazgeçip boşandıklarını söyleyenler ise en büyük pişmanlıklar arasında ilk 5’te yer alıyor.
-Son olarak, “Kendinize inanın”, “Çabuk ve kolay gelen hiçbir şeyin değeri bilinmez”, “Kin tutmayın” sözleri 70’li yaşlardaki İngilizlerin gençlere en büyük tavsiyelerinden.

Reklamlar

İlahi adalet

yildirim2

Rusya’nın St Petersburg kentindeki bir kiliseye soygun gerçekleştiren maskeli hırsız çetesi, olay yerini araçlarıyla hızla terk ederken yol üzerinde yıldırımların mağduru oldu. Videoda 9 Aralık’ta bir ibadet yerini soyduktan sonra kayıplara karışmayı hedefleyen hırsızların yelerinin hepsinin öldüğü öne sürülüyor. Youtube’a World News TV isimli kullanıcı tarafından yüklenen video sadece 15 günde 90 bin kez tıklanarak rekor kırarken, çok geçmeden ilahi adalet karşısında hesabını verdiği yorumları yapıldı. Öte yandan uzmanlar bir insanın yıldırım düşerek ölme ihtimalinin 300 bin’de bir oranında olduğunu belirtiyor.

New York polisine intikam kurşunu

Police officers salute as vehicles containing the bodies of two New York Police officers who were shot dead drive by in the Brooklyn borough of New York

ABD, New York’ta siyahi bir genç, polisin siyah halka şiddetinin intikamını almak için iki polisi öldürdü. Daha sonra metroda kendisini vurdu

ABD’nin Missouri eyaletinde ağustos ayında silahsız olan siyahi genç Michael Brown’un haksız yere polis kurşunuyla öldürülmesiyle ‘siyahi halka uygulanan polis şiddeti ve ayrımcılığına karşı’ ülke çapında başlatılan protesto eylemleri siyahi gençlerin ölümlerinin artmasına ve şiddet eylemlerine sebep olmuştu. Cumartesi günü öğlen 14:00 sularında New York’un Boorklyn semtinde New York Polis Teşkilatı’na (NYPD) bağlı park halindeki bir polis aracında bulunan iki polis memuruna salihalı bir saldırı düzenlendi. Saldırıda Rafael Ramos (40), ve Venjian Liu (32) isimli iki polis ağır yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti.

Saldırıyı gerçekleştiren Ismaiiyl Brinsley isimli 28 yaşındaki adam ise polisler tarafından Brooklyn metro istasyonuna sıkıştırılınca kendisini vurarak intihar etti. Kendilerini ‘Siyah Gerilla Çetesi’ olarak adlandıran ve polislere intikam saldırıları düzenleyen bir suç örgütüne dahil olduğu öğrenilen Brinsley’nin, eylemi gerçekleştirmeden hemen önce Instagram hesabından “Bugün 2 domuza kanatlar takacağım. Onlar içimizden birisini alıyor. Biz de onların ikisini indirelim. Bu son paylaşımım olabilir” sözleriyle silahının fotoğrafını paylaştığı ortaya çıktı. Brinsley’nin aynı paylaşımda ‘Polisi vur’, ‘Michael Brown ve Eric Garner huzur içinde yatsın’ etiketlerini de kullandığı görülüyor.

Öte yandan sabıkası oldukça kabarık olan Brinsley’nin polisleri vurmadan üç saat önce Baltimore’da da kızarkadaşını öldürdüğü ve Baltimore Polisi’nin kendisini sabahki cinayet dolayısıyla aradığı aktarıldı. Garner’ın paylaşımını ve Brooklyn’de check-in yaptığını gören Baltimore Polisi, NYPD’ye dakikalar önce Brinsley için anons geçmiş.

Obama’dan sağduyu çağrısı

İntikam güdüsüyle yapıldığı belirtilen saldırı ABD’li otoriteleri endişelendirirken ABD Başkanı Barack Obama, saldırıyı kınadı. Hawaii’de ailesiyle yılbaşı tatilinde olan Obama, yaptığı yazılı açıklamada, “New York’ta dün iki polisin öldürülmesini kayıtsız şartsız kınıyorum. Bu iki cesur adam bu gece sevdiklerinin yanına evlerine dönemeyecek ve bunun hiçbir haklı gerekçesi yok” ifadesini kullandı. Obama, “Toplumlarımıza hizmet eden ve onları koruyan polis memurları her bir gün bizim için kendi güvenliklerini riske atıyorlar ve her bir gün bizim saygımızı ve minnettarlığımızı hakediyorlar. Bu gece insanlara, şiddeti ve zarar verici sözleri reddedip, iyileştirici sözlere yönelmeye, hayatını kaybedenlerin dostları ve aileleri için dua etmeye, sabırlı diyalog içerisine girmeye ve onlara sempati göstermeye çağırıyorum” sözleriyle sağduyu mesajları verdi.

Siyahi halka yapılan ayrımcılığa karşı gösterdiği tepkiyle öne çıkan New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, iki polis memurunun ölümü üzerine yakınlarına taziye dilemek için gittiği hastanede protesto edildi. Hastane koridorlarında Blasio’ya sırtını dönen polisler, iki hafta önce de Blasio’nun siyahilere desteğine cevaben polis dernekleri aracılığıyla ” Bizi arkamızdan vuruyorsun. Cenazemize gelme” demişti. Cenaze töreninde konuşan Blasio, “Bu saldırı hepimize yapılmıştır” dedi.

Son kurşunu kendisine sıktı

Olay yerindeki görgü tanıkları, park halindeki aracın camına kaldırım tarafından yanaşarak içeri ateş eden Brinsley’nin Brooklyn Metrosu’na inerek polis tarafından sıkıştırılınca çevredeki insanların önünde şakağına kurşun sıktığını belirtti.

‘Şurada biraz soluklanayım’

deniz aslani

Antarktika’da bulunan Shetland Adaları’nı ziyaret eden kruz çalışanı Lea McQuillan, bir fokun arkadaş canlılığına ‘maruz’ kaldı. Sadece dinlenmek adına bir süre yere uzanan McQuillan, kucağına gelen fokun isteğini reddetmedi. İki saat boyunca McQuillan’ın bacakları üzerinde dinlenen fok, suya geri dönünce geriye sadece bu eğlenceli kareler kaldı.

Mehmet Öz’e ağır suçlama!

Dünyanın en eski tıp dergilerinden British Medical Journal’ın yaptığı araştırmaya göre, dünyaca ünlü Türk hekim Doktor Mehmet Öz’ün 3 milyon izleyicisi bulunan ‘Dr Oz Show’ isimli tv programında verdiği sağlık tavsiyelerinin neredeyse yarısı gerçeğe dayanmıyor

Ünlü ekonomi dergisi Forbes tarafından 2013 yılında ‘Dünyanın en etkili 100 ismi’ sıralamasında 6’ncı sıraya yerleşen Türk Doktor Mehmet Öz, defalarca Emmy alan Dr Oz Show isimli sağlık programıyla milyonların gönlünde taht kurdu. Sağlık adına tüyolar veren 50 yaşındaki hekimin, programının geçen sezondan rastgele seçilen 40 bölümünü inceleyen British Medical Journal uzmanları, Öz’ün bu programlarda 479 sağlık tavsiyesi yaptığını belirledi. Ancak bunların sadece yüzde 46’sının bilimsel dayanağı olduğu tespit edildi. Dergi için araştırmayı yapan uzmanlar, önerilerin yüzde 15’inin ise bilimsel gerçeklerle çeliştiğini belirledi. Öz’ün ‘Kadınlar yumurtalık kanserini yenmek istiyorsa hindiba, kırmızı soğan ve levrek tüketsin riskleri yüzde 75 azalır’ tavsiyesini yerden yere vurdu. Aynı şekilde kahve çekirdekleri bazlı zayıflama haplarının da Öz tarafından programda tavsiye edildiği, ancak daha sonra bu ürünün reklamlarının geri çekildiği vurgulandı.

Öz kendini savundu

New Yorker dergisi ise ABD’de en çok izlenen 5 talk show programından birisi olan ‘Dr Oz Show’un başarısının altında yatan sebepleri analiz etti. Doktor Eric Rose, “Sıkıcı sağlık programlarından ayrışarak eğlenceli bir program yöneten ve şovmen haline gelen Öz’ün, tuhaf fikirlerle geldiğini görüyoruz. Tuhaf ancak eğlenceli olgu taşıyorsa bunları kullanıyor” dedi. Doktor Öz ise, kendisini ezberbozan bir ikon olarak gördüğünü belirterek “Çoğu ilaç eski mantığa dayalı. İnsanları hasta olmaya ikna etmek istemiyorum. Çünkü bu onların duymak istediği birşey değil. Programda sunduğum çözümler bu konudaki tek çözümler değil, ve sözkonusu ilaçlar da tek geçerli ilaçlar değil” ifadesini kullandı. Aynı zamanda tıp camiası tarafından başarılı bir ‘pazarlamacı’ olarak görülen Öz, yine New Yorker dergisine verdiği röportajda “Kanser bizim için Angelina Jolie gibi. Her gün bu hastalıktan bahsedebiliriz” demişti.

Senatoda ifade vermişti

Bilimsel otoritelerce faydası kanıtlanmayan ancak Dr Öz’ün programında defalarca ‘mucize’ ve ‘sihirli’ kelimeleriyle promosyonunu yaptığı ‘yeşil kahve çekirdeği’ diyet ürünü sebebiyle haziran ayında ABD Senatosu Alt Komisyonu karşısında ifade vermişti. Senatör Claire McCaskill’in “Bütün bilim topluluğu sizin mucize dediğiniz bu ürünlerin yararlığından şüpheli. Satın alınabilir bir ürüne mucizevi dediğinizde bu insanları boş yere umutlandırıyor. Bunu neden yapmanız gerektiğini anlamıyorum” sözleri karşısında “Ben bu ürünlerin işe yaradığına inanıyorum, hepsini tutkuyla inceliyorum ve araştırıyorum. Bahsettiğim bir sürü maddenin etkilerinin bilimsel olarak kanıtlayamadığımın farkındayım, fakat bu tavsiyeleri aileme verdiğim gibi seyircilere de veriyorum” savunmasını yapmıştı.

Türkiye’nin AB müzakereleri durdurulmalı!

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine en sıcak bakan milletvekili olma özelliğiyle tanınan İngiliz Liberal Demokrat ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Andrew Duff, “Türkiye’nin AB’ye katılım müzakereleri askıya alınmalı” dedi. AB makalalerinin yayınlandığı BlogActiv sitesinde bir yazı yazan Duff, “Türkiye’nin AB üyeliğine en büyük köstek İngiltere oldu zannediyorduk ama asıl köstek Türkiye’nin ta kendisi. Anayasal anlamda sadece küçük gelişmeler yaşanırken, AB’nin beklentilerini de karşılamadı. Yargı, yavaş, zayıf ve adaletsiz. AKP militanları kendilerini Avrupa’dan çok Arabistan’da daha iyi hissettiğini açıkladı. Brüksel’e çok az ziyaret gerçekleştiren Erdoğan’ın AB hakkında pek birşey bildiği yok. Gülen hareketiyle ilişiği bulunan gazeteciler, pazar günü egzotik suçlamalarla içeri alındı. İnsan, gazetecileri gözaltına almanın, Türkiye’nin Avrupalı olmasına nasıl yardımcı olacağını merak ediyor. Doğumuzda ikinci bir Putin oldu. Ne AB’nin ne de NATO’nun Türkiye müttefikliği IŞİD konusunda başarılı değil. Türkiye’nin AB üyeliği konusunda artık iyimser değilim. Hem AB hem de Türkiye için daha iyisini arzu ediyorum. Türkiye’nin AB üyeliği müzakereleri askıya alınmalı çünkü Kopenhag kriterleri açısından Türkiye’nin çerçevelerdeki başarısızlığını görmezden gelmek doğru değil” sözlerine yer verdi.

Skype Kralı soyuldu

kral togbe

Gana’daki yaklaşık 200 bin kişilik Hohoe Kabilesi’ni Almanya üzerinden telefon, fax makinesi, e-posta hatta Skype ile yöneten Kral Céphas Bansah (Togbe Ngoryifia Céphas Kosi Bansah), hırsız mağduru oldu. Ludwigshafen’deki evinde bulunan ve atalarından kalan kraliyet rütbelerinin, taçlarının ve altın zincirlerinin çalındığını duyuran 66 yaşındaki Bansah, İngiliz The Times gazetesine verdiği röportajda “Hırsızlar birinci kattaki balkondan içeri girmiş, kilitli kapıyı açmış, dolapları kırıp döküp ziynet eşyalarımı çalmışlar” ifadesini kullandı.

Yaklaşık 25 bin dolar değerindeki eşyaların maddi değerinden öte manevi değerinin bulunduğunu ve yerine konulabilir şeyler olmadığını söyleyen Bansah, çok üzgün olduğunu belirtti. 1987 yılından bu yana yönettiği kabilesini öğrenci olarak gittiği Almanya’da yönetme kararı aldı. Değişimm öğrencisi olarak gittiği ülkede tanıştığı Alman eşi Gabriele Bansah ile yaşamını Bansah, hem kariyerinin hem de aşkının peşinden gittiğini kaydediyor. Bu sayede halkına daha faydalı olacağını belirten Bansah, dışarıdan yürüttüğü kampanyalar sayesinde su kıtlığı çeken Hohoe Kabilesi’nin tıbbi malzeme ve doktor ihtiyacını karşıladı.